Bunun elbette birçok sebebi var. Fakat bana göre en önemli sebeplerden biri, şairler arasındaki armoninin, uyumun ve gönül bağının giderek kaybolmasıdır.
Günümüzde nice şair, bir başka şairin güzel şiir yazmasını kendi başarısına karşı bir tehdit gibi görüyor. Birbirini takdir etmek, güzel olanı alkışlamak, iyi şiirin hakkını teslim etmek yerine; kusur aramak, küçümsemek ve acımasızca eleştirmek daha kolay geliyor. Oysa sanat, kıskançlıkla değil, gönül zenginliğiyle büyür.
Şair, önce şiirin dostu olmalıdır. Bir başka şairin güzel mısrası karşısında rahatsız olmak yerine sevinmeli; “Ne güzel söylemiş!” diyebilmelidir. Çünkü iyi şiir, yalnızca onu yazanın değil, bütün şiir dünyasının kazancıdır.
Şairler birbirlerini kırmak yerine motive etseler, birbirlerine saygı ve sevgiyle yaklaşsalar, şiirin çıtası da elbette yükselecektir. Birbirinin elinden tutan, eksiklerini dostça gösteren, güzelini takdir eden şairlerden güçlü bir edebî iklim doğar.
Ne zaman ortaya iyi şiirler ve iyi şairler çıkar biliyor musunuz? Şairler birbirlerini rakip değil, yol arkadaşı gördüklerinde; kıskançlığın yerine takdiri, hasedin yerine vefayı, küçümsemenin yerine kardeşliği koyduklarında...
Çünkü şiir yalnız kelimelerin değil, gönüllerin de armonisidir. Gönüllerde uyum yoksa mısralarda da ahenk eksilir. Şairler birbirine ışık olmadıkça şiirin kandili de yeterince aydınlatmaz.
Unutmayalım: Büyük şairler, yalnız başlarına değil; güçlü bir şiir ikliminin içinde yetişirler.
Celâlettin KURT
