16.10.2026 · Cuma Elbistan · Kahramanmaraş
PİYASALAR →
Eğitim

Kaynak Kitaplar

Kaynak kitaplar

Kaynak Kitaplar

İyi haftalar diliyorum tüm okurlara.

Geçen hafta eğitim sistemi üzerine yazmıştım. Okulların açıldığı bu hafta da yine eğitime dair, yıllardır tartışılan ama bir türlü sağlıklı bir zeminde konuşulmayan bir meseleye değinmek istiyorum: Kaynak kitap meselesi.

Her eğitim öğretim yılı başında aynı tartışma yeniden başlıyor.

“Devlet zaten kitap vermiyor mu?”

“Öğretmen neden kaynak kitap istiyor?”

“Velinin sırtına neden yeni bir yük bindiriliyor?”

Bunlar elbette sorulabilir. Hatta kaynak kitap konusunda velilerin ekonomik durumlarının gözetilmesi gerektiği de son derece açık bir gerçektir.

Ama mesele burada bitmiyor.

Çünkü tartışmanın bir başka tarafı var ki nedense onu konuşmaya pek yanaşmıyoruz.

Hatta daha da ileri gidip, kaynak kitap isteyen öğretmeni neredeyse suçlu ilan ediyoruz.

Bazıları işi öyle bir noktaya taşıyor ki öğretmenlerin kaynak kitaplardan maddi kazanç sağladığı, bu işten çıkar elde ettiği yönünde açıkça iftiralar atılıyor.

Şimdi biraz duralım.

Şapkanızı önünüze koyun ve kendinize şu soruyu sorun:

Bir öğretmenin kaynak kitap istemesinden gerçekten kim daha fazla yoruluyor?

Veli mi?

Yoksa öğretmenin kendisi mi?

Bir öğretmen isterse devletin verdiği kitabı açar, müfredatta ne anlatılması gerekiyorsa anlatır, kitaptaki birkaç soruyu çözer ve dersini bitirir.

Kimse de çıkıp “Neden daha fazlasını yapmadın?” diye hesap soramaz.

Çünkü görevini yapmıştır.

Hatta kâğıt üzerinde bakıldığında fazlasıyla yapmıştır.

Peki bazı öğretmenler neden bununla yetinmiyor?

Neden farklı kaynaklardan soru arıyor?

Neden daha fazla örnek çözüyor?

Neden öğrencinin anlamadığı bir konuyu başka bir yöntemle anlatmaya çalışıyor?

Çünkü öğretmenlik sadece ders saatini doldurmak değildir.

Öğretmen, karşısındaki öğrencinin gerçekten öğrenmesini istiyorsa bazen devlet kitabındaki bir soruyla yetinemez.

Bir konuyu üç örnekle anlatır, anlamayan olur.

Beş örnek çözer, yine anlamayan olur.

Onuncu örnekte öğrencinin gözündeki ışığı görür ve “Tamam, şimdi anladı.” der.

İşte kaynak kitap meselesinin bir tarafı da budur.

Bunu görmek çok mu zor?

Üstelik kaynak kitap isteyen öğretmen, aslında kendisine de yeni bir iş çıkarıyor.

Çünkü o kaynağı kullanmak demek daha fazla soru çözmek, daha fazla hazırlık yapmak, öğrencilerin seviyelerini takip etmek, eksikleri görmek ve gerektiğinde farklı yöntemler geliştirmek demek.

Yani öğretmenin önüne yeni bir yük koyuyor.

Eğer amaç sadece rahat etmek olsaydı, kaynak kitap istemezdi.

Devletin verdiği kitabı açar, anlatır ve çıkar.

Bitti.

Kimse de kendisine “Neden daha fazla uğraşmadın?” diyemez.

Ama bazı öğretmenler bunu kendilerine yakıştıramıyor.

Çünkü onlar öğretmenliği yalnızca bir meslek olarak görmüyor.

“Benim görevim dersimi anlatmak, gerisi beni ilgilendirmez.” demiyor.

Çocuğun öğrenip öğrenmediğini dert ediyor.

Eksik kalmasını istemiyor.

Sınava hazırlıksız girmesini istemiyor.

Gelecekte karşılaşacağı bir problemde “Keşke bunu zamanında daha iyi anlatsaydım.” demek istemiyor.

Ve bütün bunları yaparken karşılığında bazen ne görüyor?

Teşekkür mü?

Takdir mi?

Maalesef her zaman değil.

Bazen hakaret görüyor.

Bazen suçlama.

Bazen de çok daha ağır bir itham:

“Bunlar kaynak kitaptan para kazanıyor.”

İşte buna itiraz etmek gerekiyor.

Elbette öğretmenin, öğrencinin veya velinin mağdur edilmesine kimse razı olmamalı.

Elbette velinin ekonomik şartları dikkate alınmalı.

Elbette ihtiyaç olmayan bir kitabın zorunlu tutulmasına karşı çıkılmalı.

Ama bütün bunlar konuşulurken öğretmenin niyetini peşinen kötü kabul etmek de büyük bir haksızlıktır.

Çünkü birkaç kişinin yanlışından hareketle bütün öğretmenleri zan altında bırakmak, eğitim adına yapılan en büyük yanlışlardan biridir.

Ben öğretmenlerin yerinde olsam, açık söyleyeyim, bir noktadan sonra ben de şöyle düşünürdüm:

“Devlet benden ne istiyorsa onu yaparım. Kitapta ne varsa onu anlatırım. Ders bitti mi çıkar giderim. Çocuk öğrenmiş mi, öğrenmemiş mi; sınava hazırlanmış mı, hazırlanmamış mı, artık beni ilgilendirmez.”

Ve kimse de beni suçlayamazdı.

Ama iyi ki öğretmenler böyle düşünmüyor.

Çünkü ekseriyeti hâlâ görev bilincine sahip.

Bizim “elin çocuğu” diye baktığımız çocuklara onlar kendi çocukları gibi bakıyor.

Biz eve gittiğimizde çocuğumuzun ödevini sorarken, öğretmen sınıfta onun hangi konuyu anlamadığını düşünüyor.

Biz çocuğumuzun sınav sonucuna bakarken, öğretmen neden başarısız olduğunu anlamaya çalışıyor.

Biz bazen “Bu kadar da yeter.” derken, öğretmen “Bir de şu şekilde anlatayım, belki şimdi anlar.” diyor.

Sonra da bütün bu gayretin karşısında “Neden kaynak kitap istedin?” diye hesap soruyoruz.

Hatta işi daha da ileri götürüp öğretmeni töhmet altında bırakıyoruz.

Bir öğretmeni çalışmaktan soğutmanın en kolay yolu, yaptığı her fazladan işi sorgulamaktır.

Bir gün gelir, öğretmen de “Madem öyle, ben de sadece benden isteneni yaparım.” der.

İşte asıl o zaman kaybedecek olan öğretmen değil, çocuklarımız olur.

Bu yüzden kaynak kitap meselesini konuşacaksak konuşalım.

Fiyatını konuşalım.

Gerekliliğini konuşalım.

Velinin ekonomik durumunu konuşalım.

Uygulamasındaki yanlışları konuşalım.

Ama öğretmeni peşinen suçlamadan konuşalım.

Çünkü eğitimde en kolay şey, kenarda durup eleştirmektir.

Zor olan ise otuz kırk çocuğun karşısına geçip her birinin farklı seviyede olduğunu bilerek onları aynı hedefe ulaştırmaya çalışmaktır.

O zor işi yapanların hakkını teslim etmek de bizim görevimizdir.

Gayretlerinden, sabırlarından ve çocuklarımız için verdikleri emekten dolayı bütün öğretmenlerimizi tebrik ediyorum.

Yeni eğitim öğretim yılının öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz ve velilerimiz için hayırlı olmasını diliyorum.

Ve bir ricam var:

Bir öğretmen çocuğumuz için fazladan bir şey yapıyorsa, önce “Bundan ne kazanıyor?” diye sormak yerine,

“Acaba benim çocuğum için ne yapmaya çalışıyor?”

diye sormayı deneyelim.

Belki o zaman eğitim meselesine bakışımız da değişir.

Yorumlar (0)

Yorumunuz moderasyon sonrası yayınlanır.

Benzer Haberler

GÜNÜ KAÇIRMAYIN

Elbistan’ın gündemi e-postanızda

Önemli gelişmeler ve seçili dosyalar. İstediğiniz zaman ayrılabilirsiniz.